İletişim Uzmanı Selçuk Yavuz: Söz ve davranış arasındaki uyum güven oluşturur

İletişim Uzmanı Selçuk Yavuz, güven duygusunun yalnızca büyük kararlar veya önemli gelişmeler üzerinden şekillenmediğini, günlük iletişim içerisinde sergilenen davranışların, verilen sözlerin, doğru zamanlamanın ve küçük ayrıntılara gösterilen özenin kişi ve markaların güvenilirlik algısında belirleyici rol oynadığını ifade etti.

Selçuk Yavuz, bireyler arasındaki iletişimden kurumların marka yönetimine kadar geniş bir alanda güvenin uzun vadede oluşan bir değer olduğunu ve bu değerin tek bir davranışla değil, birbirini tamamlayan tutarlı iletişim adımlarıyla güç kazandığını belirtti.

İletişim Uzmanı Selçuk Yavuz, konuya ilişkin açıklamasında, Güven yalnızca büyük kararlarla oluşmaz; insanların günlük hayatta verdikleri sözleri tutması, zamanında geri dönüş yapması ve karşısındaki kişiye verdiği değeri davranışlarıyla göstermesi güven duygusunun temelini oluşturur. Bir kişinin söylediğiyle yaptığı arasındaki uyum, iletişimde karşı tarafın kendisini güvende hissetmesini sağlar. Zamanlama da en az verilen söz kadar önemlidir çünkü doğru zamanda yapılan bir açıklama veya verilen bir yanıt, karşı tarafta dikkate alındığı ve önemsendiği duygusunu oluşturur. Küçük görünen ayrıntılar ise zaman içerisinde birikerek kişinin ya da markanın genel güvenilirlik algısını şekillendirir. Bir markanın müşterisine verdiği sözü zamanında yerine getirmesi, bir çalışanın sorumluluğunu takip etmesi veya bir yöneticinin çalışanlarına karşı tutarlı bir iletişim dili kullanması güvenin günlük hayattaki karşılıkları arasında yer alır. Güven oluşturmak isteyen kişi ve kurumların yalnızca kriz anlarında doğru iletişim kurmaya çalışması yeterli değildir; asıl önemli olan normal zamanda da aynı tutarlılığı koruyabilmektir. İnsanlar karşılarındaki kişinin davranışlarını zaman içerisinde gözlemleyerek bir güven algısı geliştirir ve bu nedenle küçük detayların hiçbir zaman önemsiz görülmemesi gerekir. Güven bir anda kazanılmadığı gibi tek bir hatayla tamamen ortadan kalkmasa da tutarsız davranışların tekrarlanması halinde ciddi biçimde zarar görebilir dedi.

Selçuk Yavuz’un değerlendirmesine göre iletişimde güven oluşturmanın temelinde söz ve davranış arasındaki uyum bulunurken, karşılıklı ilişkilerde verilen taahhütlerin yerine getirilmesi ve iletişim süreçlerinin aksatılmaması güven duygusunun sürekliliğine katkı sağladı.

Kurumsal iletişim açısından da benzer bir yaklaşımın öne çıktığına işaret eden İletişim Uzmanı Selçuk Yavuz, markaların yalnızca ürün veya hizmet kalitesiyle değil, müşterileriyle kurdukları iletişimin niteliğiyle de değerlendirildiğini kaydetti.

Güvenilirlik algısının uzun bir süreç içerisinde oluştuğunu belirten değerlendirmeler, iletişimde küçük ayrıntıların göz ardı edilmemesi ve verilen mesajların davranışlarla desteklenmesi gerektiğine işaret etti.

 

 

instagramselcukyavuzcom

facebookselcuk.yavuz.104

X: namehabercom