Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Vizyon 100 Platformu tarafından İstanbul’da düzenlenen “Vizyon 100 İstanbul Zirvesi”nde yaptığı konuşmada, küresel ekonomide yaşanan kırılganlıkların ve bölgesel gerilimlerin dünya ticareti ile enerji piyasaları üzerinde ciddi baskılar oluşturduğunu belirterek, Türkiye’nin tüm bu zorlu koşullara rağmen siyasi istikrarı, güçlü ekonomik altyapısı ve öngörülebilir politikaları sayesinde bölgesinde güven veren ülkelerden biri olarak öne çıktığını söyledi.
“Küresel Ekonominin Geleceği” ana temasıyla gerçekleştirilen programda konuşan Cevdet Yılmaz, özellikle Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gelişmelerin petrol ve LNG arzı üzerinde olumsuz etkiler yarattığını, bunun da enerji fiyatlarının yükselmesine, sigorta primleri ile navlun maliyetlerinin artmasına neden olduğunu ifade ederken, Türkiye’nin son 23 yılda enerji tedarik altyapısında yaptığı yatırımlar sayesinde herhangi bir arz sorunu yaşamadığını ve enerji güvenliği konusunda önemli bir dayanıklılık kazandığını dile getirdi.
Küresel ekonomide dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve jeopolitik bloklaşma olmak üzere üç temel dönüşüm sürecinin öne çıktığını kaydeden Cevdet Yılmaz, çok taraflı ticaret sisteminin zayıflamasıyla birlikte ülkelerin ve şirketlerin rekabet gücünün artık değişen küresel şartlara uyum sağlayabilme kapasitesiyle doğrudan bağlantılı hale geldiğini belirtti.
Türkiye ekonomisinin küresel belirsizliklere rağmen güçlü bir performans sergilediğini söyleyen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, uygulanan ekonomi programı sayesinde makroekonomik ve finansal istikrarın belirgin şekilde güçlendiğini ifade ederek, 2025 yılı itibarıyla milli gelirin 1,6 trilyon dolara ulaştığını, kişi başına düşen milli gelirin ise 18 bin dolar seviyesini aştığını açıkladı.
Türkiye’nin bu yıl Dünya Bankası sınıflandırmasına göre orta gelirli ülkeler grubundan çıkarak yüksek gelirli ülkeler ligine geçiş yaptığını söyleyen Cevdet Yılmaz, bunun yalnızca ekonomik bir veri olmadığını, aynı zamanda Türkiye’nin üretim kapasitesi, ihracat gücü ve yatırım ortamındaki gelişiminin önemli bir göstergesi olduğunu ifade etti.
Türkiye’nin Avrupa, Asya ve Afrika’nın kesişim noktasında yer alan stratejik konumuyla dünyanın önemli bağlantı merkezlerinden biri olduğunu dile getiren Cevdet Yılmaz, bölgesinde yaşanan çatışmalara rağmen Türkiye’nin bir yandan caydırıcı gücünü artırırken diğer yandan diplomasiyi savaşın ve çatışmanın önünde tutarak istikrarlı büyümesini sürdürmeye çalıştığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan “Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı” hakkında da değerlendirmelerde bulunan Cevdet Yılmaz, dünyanın giderek daha kırılgan hale geldiği bir dönemde Türkiye’nin güvenli liman özelliğini daha da güçlendirerek uluslararası sermayeyi, nitelikli insan kaynağını ve küresel karar alma merkezlerini ülkeye çekmeyi hedeflediklerini belirtti.
Üretim ve ihracat odaklı şirketler için rekabetçi vergi düzenlemeleri hazırladıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, ihracat yapan imalatçı firmalara yönelik kurumlar vergisinin önemli ölçüde düşürüleceğini, transit ticaret gelirleri konusunda yeni avantajlar sağlanacağını ve yüksek katma değerli hizmet ihracatını desteklemek amacıyla yeni teşvik modellerinin hayata geçirileceğini ifade etti.
İstanbul Finans Merkezi’nin küresel ölçekte etkin bir finans üssü haline getirilmesi için çalışmaların sürdüğünü kaydeden Cevdet Yılmaz, yatırım süreçlerini hızlandırmak amacıyla bu ay içerisinde “Tek Durak Ofis” uygulamasının devreye alınacağını açıklayarak, yatırımcıların tüm işlemlerini daha hızlı ve etkin biçimde tamamlayabileceği yeni bir sistem üzerinde çalışıldığını söyledi.
Konuşmasının sonunda küresel ekonominin yeniden şekillendiği bir dönemde doğru strateji geliştiren ülkelerin önemli avantajlar elde edeceğini belirten Cevdet Yılmaz, Türkiye’nin güçlü ekonomik altyapısı, yatırım vizyonu ve stratejik konumuyla küresel değer zincirindeki yerini daha da yukarı taşımayı hedeflediğini dile getirdi.

