Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Biz, 23 yılıdır olduğu gibi bugün de laf üstüne laf koymanın değil, taş üstüne taş koymanın çabasındayız. Biz, Türkiye’yi küresel bir oyuncu hâline getirmenin mücadelesi içindeyiz. Biz; coğrafyamızın farklı köşelerinde akan gözyaşlarını silmenin, akan kanı durdurmanın, mazlum ve mağdurlara zor günlerinde el uzatmanın derdindeyiz” dedi.

Dünya Kupası’na gitmeye hak kazanan A Millî Futbol Takımı’nı tebrik eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “2026 Dünya Kupası play-off finalinde Kosova’yı mağlup ederek Dünya Kupası’na katılmaya hak kazanan A Millî Futbol Takımı’mızı, Bizim Çocuklar’ı gönülden tebrik ediyorum. Ay yıldızlı bayrağımızı 24 yılın ardından futbolun bu en büyük sahnesinde dalgalandıracak olan millî takımımıza önce Avustralya, Paraguay ve ABD’ye karşı oynayacağımız grup maçlarında, daha sonra inşallah finale kadar gideceğimizi ümit ettiğimiz mücadelelerde şimdiden başarılar diliyorum. Bizim Çocuklar’ın her zaman olduğu gibi ay yıldızlı formayı zaferden zafere taşıyacağına, aziz milletimizin göğsünü kabartacağına yürekten inanıyorum. Tüm sporcularımızın alınlarından öpüyorum.”
“Tüm milletimizin, gönül ve kültür coğrafyamızdaki bütün kardeşlerimin geçmiş Ramazan Bayramı’nı tebrik ediyorum. Rabbimden bizleri coğrafyamızda çatışmaların ve savaşların olmadığı, huzurla geçireceğimiz bayramlara kavuşturmasını niyaz ediyorum” diyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Rahmetli Alvarlı Efe Hazretlerinden ilhamla söyleyecek olursak; canın cananını bulduğu, hüznü kederin defolduğu, cümle günahların affolduğu, dertlerin derman bulduğu, İslam âleminin huzura kavuştuğu, gözyaşlarının yerini tebessümlere bıraktığı, Gazze’den Lübnan’a, Sudan’dan Yemen’e, İran’dan Körfez’e, bölgemizin dört bir yanında barış rüzgârlarının estiği, hâsılı bayramların bayram gibi yaşandığı o güzel günlere Rab’ım hepimizi, tüm Müslümanları ve insanlığı eriştirsin.”
“KARDEŞLİK HUKUKUMUZUN ZEDELENMESİNE ASLA MÜSAADE ETMEYECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda detaylarıyla anlattığı Ramazan faaliyetleri dolayısıyla AK Parti teşkilatlarını ayrı ayrı tebrik ederek, şöyle konuştu: “Ramazanda yakaladığımız ivmeyi inşallah artırarak devam ettireceğiz. 23 yıldır olduğu gibi yine kırmadan, dökmeden, ayrıştırmadan, tam tersine gönüller kazanarak, gönüller fethederek yola devam edecek, milletimizin hayır duasına mazhar olabilmek için geceyi gündüze ekleyeceğiz. Etnik kökeni, dili, mezhebi, fikirleri, dünya görüşü her ne olursa olsun 86 milyonu kendimize kardeş ve kaderdaş bilecek, kardeşlik hukukumuzun zedelenmesine asla müsaade etmeyeceğiz. Ramazan Bayramı’nın sizler için tüm Türkiye için İslam coğrafyası ve insanlık için tekrar kutlu ve mübarek olmasını; barışa, huzura, kardeşlik ve dayanışmaya vesile olmasını Cenabıhak’tan niyaz ediyorum. Aynı şekilde, Türkiye başta olmak üzere ortak coğrafyamızda baharın müjdecisi olarak büyük bir coşkuyla kutlanan Nevruz Bayramı’nızı tebrik ediyorum. Nevruz gününün, beş-on provokatörün kundaklama girişimine rağmen, geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu sene de herhangi bir taşkınlık yaşanmadan kutlanmasından duyduğumuz memnuniyeti tekrar ifade ediyorum. Nevruz’u anlamına ve ruhuna uygun şekilde idrak eden aziz milletimize sağduyusundan ötürü tekrar teşekkür ediyor, Nevruz’un da hayırlara vesile olmasını diliyorum.”
“86 MİLYONUN HER BİR FERDİNİN KUTSAL EMANETİNİ TAŞIDIĞIMIZI AKLIMIZDAN ÇIKARMIYORUZ”
AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak bilhassa bölgenin içinden geçtiği sancılı atmosferde üsluplarına çok özen gösterdiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, şöyle devam etti: “Kelimelerimizi tartarak konuşuyoruz. Kırıcı olmamaya özellikle gayret ediyoruz. Sağduyuyu, serinkanlılığı, sükûneti elden bırakmıyoruz. 86 milyonun hükûmeti olduğumuzu, 86 milyonun her bir ferdinin kutsal emanetini taşıdığımızı, vatandaşlarımızın tamamının gözünün üzerimizde olduğunu bir an olsun aklımızdan çıkarmıyoruz. Dikkat ederseniz, Ramazan-ı Şerif boyunca ana muhalefetin şahsımızı ve partimizi hedef alan, çoğu zaman da edep ve siyasi nezaket sınırlarını fazlasıyla aşan saldırgan sistemleri karşısında itidalimizi koruduk ve kimi zaman duymazdan geldik. Kimi zaman genel başkanın acemiliğine verdik. Kimi zaman belki kendilerine çekidüzen verirler, akıllarını başlarına alırlar, hatalarını anlayıp doğru yolu bulurlar umuduyla hareket ettik. Mecbur kalmadıkça, iş çığırından çıkmadıkça, milletimizin hak ve hukukuna yönelik taciz olmadıkça sataşmalarına cevap vermedik.”
CHP yönetiminin son dönemdeki bazı söylemlerini eleştiren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Etrafımız ateş çemberine dönmüşken, sınırlarımızın hemen ötesinde füzeler ve dronlar havada uçuşuyorken konsantrasyonumuzu bozacak, bizi meşgul edecek her türlü siyasi tartışmadan uzak durduk. Şunu herkes bilsin ki sükûtumuz, atılan iftiraları, yapılan edepsizlikleri sineye çektiğimizden değil, tam aksine edebimizdendi, vakarımızdandı” ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “nadan” ile muhatap olmak, vakti ve nefesi israf etmek yerine sadece işlerine ve millete hizmet etmeye odaklandıklarını, 23 yıldır olduğu gibi laf üstüne laf koymanın değil, taş üstüne taş koymanın çabasını gösterdiklerini vurguladı.
Türkiye’yi küresel oyuncu hâline getirmenin mücadelesi içerisinde bulunduklarına, coğrafyadaki akan gözyaşı ve kanı durdurmanın, mazlum ve mağdurlara zor günlerinde el uzatmanın derdinde olduklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Namık Kemal’in “Usanmaz kendini insan bilenler halka hizmetten, mürüvvetmend olan mazluma el çekmez ianetten” sözlerinin duruşlarını tarif ettiğini söyledi.
AK Parti kadrolarının halka hizmetten usanmadığını dile getiren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “aşkla koşan yorulmaz” şiarıyla koşmaya ve koşturmaya devam ettiklerinin altını çizerek, “Muhalefetin köpürttüğü sanal gündemlerin kuyruğuna takılmadan Türkiye Yüzyılı vizyonumuz doğrultusunda emin adımlarla ilerliyoruz” diye konuştu.
İletişim ve haberleşme alanında dün yeni bir dönemi başlattıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin 5G teknolojisiyle tanıştığını belirtti.
Türkiye’nin rekabet gücünü artıracak, haberleşme, teknoloji, enerji ve üretim verimliliğini yükseltecek, dijital bağımsızlığı perçinleyecek 5G teknolojisini ülkeye kazandırmanın bahtiyarlığını yaşadıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 4,5G teknolojisinden 10 kat daha hızlı veri aktarımı sağlayan 5G’nin, Türkiye’yi dijital dönüşümün merkezine taşıyacağını kaydetti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, devrim niteliğindeki 5G teknolojisini, aşamalı stratejiyle yaygınlaştıracaklarını, ilk etapta kullanıcı talebinin yüksek olduğu yoğun trafik bölgelerinden başlayarak, Türkiye’nin her köşesine ulaştıracaklarını aktardı.
5G hizmetlerini 2 yıl içerisinde Türkiye’nin her noktasında vatandaşların hizmetine sunacaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, iletişimin yanı sıra ulaştırmadan sağlığa, tarımdan üretime, ekonomiden eğitime geniş bir yelpazede bir dönemin kapılarını açacak 5G teknolojisinin hayırlı olmasını diledi.
“MİLLET EĞRİYİ DOĞRUDAN AYIRMASINI ÇOK İYİ BİLİR”
AK Parti ve Cumhur İttifakı’nın sorumluluğunun büyük olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’yi bölgedeki yangından koruma vazifelerinin bulunduğunu ifade etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, hizmetkârı olmaktan şeref duydukları milletin lokmasını büyütmek, refahını artırmak, huzurunu temin etmek, geleceğine güvenle bakmasını sağlamak gibi ağır mesuliyetlerinin bulunduğunu, bunları hiçbir zaman unutmayacaklarını ve ihmal etmeyeceklerini dile getirdi.
Hedefleriyle aralarına kimsenin girmesine izin vermeyeceklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, son günlerde muhalefetin iyice zıvanadan çıkan çirkin üslup ve tavırlarda bulunduğunu vurguladı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir defa hepimiz şunun farkında olmalıyız, Türk milleti irfan, basiret ve feraset sahibi bir millettir. Bu milletin gözünü boyayamazsınız, kandıramazsınız. Bu millete siyasi hokkabazlığı, cambazlığı, lafazanlığı ‘siyaset’ diye yutturamazsınız. Bu aziz millet, eğriyi doğrudan, samimiyi kolpacıdan, yalancıyı dürüstten, ahlaklıyı ahlaksızdan ayırmasını, bunların tefrikini yapmasını çok iyi bilir.”
“ÇATIŞMA VE KAVGA DİLİNİN SİYASETİ ZEHİRLEMESİNE GÖZ YUMMAYACAĞIZ”
Milletin, AK Parti ve Cumhur İttifakı ile ana muhalefet partisi CHP arasındaki seviye, üslup, kalite, duruş ve vizyon farkını çok net gördüğünü dile getiren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bunun değerlendirmesini en güzel şekilde yaptığına işaret etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “CHP’nin Ramazanda bile ara vermediği, son günlerde iyice çirkinleştirerek sürdürdüğü saldırgan söylemlerini milletin takip ettiğini, notu verdiğini, bundan da zerre şüphe duymadığını” aktardı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, şöyle devam etti: “Ellerine geçirdikleri her fırsatı, şahsımıza ve partimize yönelik bir hakaret senfonisine dönüştürerek unutmasınlar ki bizi ve partimizi değil, sadece kendilerini küçük düşürürler. Biz bu oyuna hiçbir zaman alet olmadık, olmayacağız. Bilhassa içinden geçtiğimiz hassas dönemde, öfkenin, nefretin, çatışma ve kavga dilinin siyaseti zehirlemesine göz yummayacağız. Fakat gerektiğinde hadsize haddini bildirmenin, 40 yetime kaftan giydirmekten daha üstün olduğunu da çok iyi bileceğiz. Bu ülkenin Cumhurbaşkanına, iktidar partisine çok seviyesiz şekilde dil uzatmak, çok çirkin ifadelerle hakaret etmek ana muhalefetin başındaki zat dâhil kimsenin hakkı da değildir, haddi de değildir. Çünkü bu ülkede darbeciliğin ve cuntacılığın kitabını CHP yazmıştır. Türk siyasi tarihini açıp bakın, orada darbecilerle kol kola yürüyen CHP’yi görürsünüz, orada puslu havalarda darbecilere mihmandarlık yapan CHP ile karşılaşırsınız, orada ‘üniversite öğrencilerinin kıyma makinelerinden geçirildiği’ yalanıyla darbeye ortam hazırlayan CHP’yi bulursunuz, ülkemizde darbe geleneğini başlatan, 27 Mayıs’ın baş aktörü CHP’yi görürsünüz. 12 Mart Muhtırasının arkasında CHP’nin silueti vardır. 12 Eylül darbecilerinin ilham kaynağı aynı şekilde CHP ideolojisidir. 28 Şubat’ın müsebbibi en az devrin vesayetçileri kadar CHP zihniyetidir.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “3 Kasım 2002’den bu yana Türkiye demokrasisini hedef alan provokasyonların tamamında CHP’nin parmak izinin bulunduğunu, 27 Nisan bildirisi öncesinde de toplumu ve siyaseti gerenin CHP olduğunu” söyledi.
Gezi olaylarında sokak darbesine yeltenenlerin sırtını CHP’nin sıvazladığını ifade eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 17-25 Aralık darbe teşebbüsünde de darbecilere CHP’nin çanak tuttuğunu kaydetti.
15 Temmuz ihanetine “Kontrollü darbe” iftirası atarak darbecileri aklamaya çalışanın da CHP olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Kimse kusura bakmasın ama Türkiye’nin siyasi terimler sözlüğünde darbeci ve cuntacı sıfatının karşısında CHP yazar. Darbecilik, CHP’nin karakteridir, ruhudur, kimliğidir. Darbeye ve darbecilere destek vermek CHP’nin millî sporudur” ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP’nin “darbe sever” karakterini gözler önüne seren, ibretlik bir anekdotu paylaşmak istediğini ifade ederek, özellikle CHP’nin sokakları ateşe vermek için öne sürdüğü gençlerin bunu iyi dinlemesini istedi.
Merhum Jandarma Yüzbaşı Ahmet Er’in, Davutpaşa Kışlası’nda ziyaretine gittiği arkadaşı ve Tank Tabur Komutanı Binbaşı Orhan Erkanlı’nın odasında yaşadıklarına ilişkin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, şunları söyledi: “Bir gün merhum Jandarma Yüzbaşı Ahmet Er’in yolu Davutpaşa Kışlası’na düşer. Darbenin ayak sesleri işitilmektedir. Niyeti, arkadaşı Binbaşı Orhan Erkanlı’yı ziyaret etmektir. Daha sonra CHP sıralarında milletvekilliği yapacak olan Erkanlı, Davutpaşa’da Tank Tabur Komutanıdır. Ahmet Er iki sivil ile görüşme hâlinde olan Erkanlı’nın odasına girer, odaya girince içeride bulunan iki yabancı bir anlık şaşkınlık yaşar. Binbaşı Erkanlı hemen duruma müdahale eder, onlara döner ve ‘Yüzbaşım yabancı değil, devam edin’ der. Bunun üzerine sivil şahıs konuşmaya, daha doğrusu Erkanlı’ya brifing vermeye devam eder: ‘Efendim, Saraçhane’de iki grubu birbirleri ile çatıştırdık. Kavga bütün şiddetiyle devam ediyor. Başka bir emriniz var mı?’ diye de ekler. ‘Teşekkür ederim. Böyle devam edin’ diyen Erkanlı bir süre sonra onları yolcu eder.
Ahmet Er şaşkınlıkla, ‘Binbaşım bu adamlar kimdir?’ diye sormaktan kendini alamaz. Erkanlı’nın cevabı oldukça manidardır, ‘Bunlar Halk Partisi milletvekilleridir’. Bu duruma Ahmet Er, ‘Memleketin genç evlatlarını birbirlerine kırdırıyorlar. Bu ne haince iştir’ sözleriyle tepki gösterir. Erkanlı ise ‘Olaya öyle bakma, onlar ihtilale zemin hazırlıyor’ karşılığını verir. İşte CHP budur, CHP zihniyeti budur, CHP’nin demokrasiye, CHP’nin millî iradeye, gençlerimize bakışı budur. Bunların nazarında gençler kimi zaman darbelere ortam hazırlamak, kimi zaman yolsuzlukları atlamak için kullanılıp atılacak bir sarf malzemesidir. CHP bu ülkede darbeciliğin vücut bulmuş, somutlaşmış, tecessüm etmiş hâlidir. Nasıl tenekeyi sarıya boyamakla altına dönüşmezse CHP’nin genlerine işlemiş darbeci zihniyeti de değişmez. Eğer değişirse geriye CHP diye bir yapı kalmaz.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, “Şimdi isterseniz CHP’nin darbeci geçmişini şöyle bir hatırlayalım” sözlerinin ardından Grup Toplantısı Salonu’nda video izletildi.
Videonun ardından konuşmasına devam eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, karşılarında kalibrelerine, kalitelerine, sıkletlerine uygun bir siyasi rakip olmadığını belirtti.

